ALL ASPECTS OF THE TRADEMARK REGISTRATION PROCESS IN TÜRKİYE

The trademark is the best way to distinguish the products and services you produce from the products and services of another business. It is a fact that trademarks that catch our eye as images, texts, and/or a combination of these as logos have almost become the identity of businesses as a result of long efforts. That is why it is very important for businesses to protect their trademarks in line with the protection of commercial reputation and competition market requirements. In order for a trademark to be protected, it is stipulated in most national legal systems that the trademarks be registered in a specific registry. In Türkiye, in order to protect the trademarks, it is needed to make an application to The Turkish Patent and Trademark Office (“Türk Patent ve Marka Kurumu” and “TPMK”).

“ALL ASPECTS OF THE TRADEMARK REGISTRATION PROCESS IN TÜRKİYE” okumaya devam et

TESCİLSİZ MARKALARIN KORUNMASI VE GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ İLKESİ

Türk hukukunda marka bir teşebbüsün mallarının ya da hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mal yada hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan işaretler olarak tanımlanmaktadır. Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) tescil edilmiş marka sahiplerine güçlü koruma sağlamaktadır. Ancak tescil edilmiş olan markayı tescil tarihinden önce yaratarak kullanmaya başlayan ve piyasada belli bir oranda tanınır hale getirmiş olan kişi gerçek hak sahibi olarak markayı tescil ettirmiş olan hak sahibine karşı bazı haklar ileri sürebilir. SMK m.6/3 tescil edilmemiş olan ama kullanılmış ve belli bir oranda tanınır hale gelmiş olan bir işaret üzerinde bir hak elde edildiğini kabul etmekte ve gerçek hak sahibine tescile itiraz imkanı getirmektedir.

“TESCİLSİZ MARKALARIN KORUNMASI VE GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ İLKESİ” okumaya devam et

THE EFFECTS OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE ON INTELLECTUAL AND INDUSTRIAL PROPERTY LAW

It is a crystal-clear fact that technology is constantly changing and developing, especially with the effect of Web 3.0. In the face of these developments, the legal system often adopts an abstaining approach and is deliberately late in regulating new technologic areas. The underlying reason for this is thought to be by many professionals in the legal field to regulate the technologic areas only with framework regulations without hindering the developing technology with the help of law. One of these areas is artificial intelligence, which the legal system has not touched much yet, but has led to great legal debates, especially in terms of law of persons. In this article, we would like to approach the effects of artificial intelligence on intellectual and industrial property law from the point that it is a creator of intellectual and industrial properties and it is determined the right ownership.

“THE EFFECTS OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE ON INTELLECTUAL AND INDUSTRIAL PROPERTY LAW” okumaya devam et

MARKA HAKKININ İHLALİNDE TAZMİNAT DAVALARI

Markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, marka sahibinin izni olmaksızın başka mal veya hizmetlerde kullanmak marka hakkının ihlalini oluşturur. Oluşan marka ihlali nedeniyle uğranılan zararların tazmini için 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“Kanun”) uyarınca maddi, manevi ve itibar tazminat davası açılabilmektedir. Bu yazımızda kısaca marka hakkına tecavüz sonucu açılabilecek tazminat davalarına değinmeye çalışacağız.

“MARKA HAKKININ İHLALİNDE TAZMİNAT DAVALARI” okumaya devam et

INFORMATION ABOUT THE “CE” MARKING REGULATION

In the Official Gazette dated 27 May 2021 and numbered 31493, the “CE” Mark Regulation (“Regulation”) entered into force. In this article, we will try to briefly touch on what is regulated by the Regulation, which covers the products for which the “CE” mark is envisaged, and which determines the procedures and principles regarding the placing and use of this mark.

“INFORMATION ABOUT THE “CE” MARKING REGULATION” okumaya devam et

FİKİR VE SANAT ESERLERİNİN KORUNMASINDA ZAMAN UNSURU

Fikir ve sanat eserleri, insanlığın kültürel birikiminin yapıtaşları olarak vazgeçilmez nitelikteki değerlerdir. Bu eserlere atfedilen önemin doğal bir sonucu olarak, eserleri meydana getirenlere birtakım hakların tanınması söz konusu olmuştur. Bu sayede, hem eseri meydana getirenlerin; o eserden kaynaklanan maddi ve manevi değerler üzerinde söz sahibi olması sağlanmakta hem de yeni eserler yaratmak üzere kişiler teşvik edilmektedir. Modern hukuki düzenlemeler, fikir ve sanat eserlerine ilişkin hakların ihlali halinde, özgürlüğü kısıtlayıcı cezalar dahil olmak üzere ağır yaptırımlar öngörebilmektedir.

“FİKİR VE SANAT ESERLERİNİN KORUNMASINDA ZAMAN UNSURU” okumaya devam et