BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE KISMİ DAVA

2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) ile birlikte yeni bir dava türü olan belirsiz alacak davası Türk hukukundaki yerini almıştır. Yapılan bu düzenlemeyle belirsiz alacak davası ve kısmi dava türleri arasındaki ayrımın ise tam olarak belirlenemediği ve uygulamada sıkça bu iki dava türünün birbiri yerine kullanıldığı görülmektedir. Bu yazımızda iki dava türü arasındaki farklardan ve Yargıtay’ın belirsiz alacak davası üzerine yaklaşımından kısaca bahsedilmeye çalışılacaktır.

“BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE KISMİ DAVA” okumaya devam et

TÜRK HUKUKUNDA E-DURUŞMA UYGULAMASI

Dünya, içinde bulunduğumuz durum ve koşullar gereği; belki de hiçbir zaman olmadığı kadar hızlı bir şekilde dijital dönüşüm gerçeğiyle yüzleşmekte. Dijital dönüşüm kimi zaman gönüllü bir şekilde, kimi zamansa mecburi olarak karşı karşıya kaldığımız ve artık kimsenin önemini inkâr edemeyeceği bir olgu. Hal böyle iken bürokratik ve yargısal süreçlerin de dijital dönüşümden etkilenmemesi elbette mümkün değil. Ülkemizde Ulusal Yargı Ağı Bilgi Sistemi (UYAP) aracılığıyla çok önceden başlayan dijitalleşme süreci, küresel salgının da kazandırdığı ivme ile e-duruşma kavramını da gündemimize getirdi ve ülkemizde e-duruşma denemeleri başladı. Bu yazıda, e-duruşma ile ilgili mevzuat hükümlerine, uygulamanın ilgililer bakımından etkilerine ve uygulamanın geliştirilmesi ile ilgili birtakım önerilere yer verilmektedir.

“TÜRK HUKUKUNDA E-DURUŞMA UYGULAMASI” okumaya devam et

GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE YAYGIN KULLANIMINA İLİŞKİN BAZI TAVSİYE VE GÖRÜŞLER

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu; 2004 yılında yürürlüğe girmiş bir kanun olmasına rağmen; kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan iş ve işlemlerde zorunlu tutulmadığı takdirde ilgililer elektronik imza kullanma eğiliminde olmamakta, hatta genellikle elektronik imzayı kullanmak zorunda oldukları sistemlerin bir parçası olarak düşünerek, başka amaçlarla kullanmayı aklına bile getirmemektedir. Oysa elektronik imza yaygın olarak kullanıldığı takdirde hem ilgililerin hem de birlikte iş veya işlem yaptıkları kişilerin hayatını kolaylaştırabilecek bir seçenektir.

“GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE YAYGIN KULLANIMINA İLİŞKİN BAZI TAVSİYE VE GÖRÜŞLER” okumaya devam et

İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişiklikler ile birlikte Sosyal Ağ Sağlayıcılarının yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler ortaya çıkmış oldu. Bu yazımızda kısaca yapılan değişikliklerin neler olduğuna değineceğiz.

“İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER” okumaya devam et

TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK

Türk hukukunda arabuluculuk, ilk etapta ihtiyari olarak başvurulmak üzere 2012 yılında 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) yürürlüğe girmesiyle uygulamaya koyulmuştur. HUAK ile ihtiyari olarak düzenlenen arabuluculuk yargıda iş yükünün azaltılmasının amaçlanması ve arabuluculuk pratiğinin gelişmesi ile birlikte farklı alanlarda zorunlu olarak düzenlenmeye başlanmıştır. Bir önceki yazılarımızda arabuluculuğun dava şartı olarak ticari uyuşmazlıklara ve iş uyuşmazlıklarına uygulanması üzerinde durulmuştur. (İlgili yazılar için bknz. Ticari Uyuşmalıklarda Zorunlu Arabuluculuk ve İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk) Bu yazımızda da tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk süreci ele alınacaktır.

“TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK” okumaya devam et

1 TEMMUZ 2020 İTİBARİYLE İŞYERİ KİRA SÖZLEŞMELERİ BAKIMINDAN UYGULANMAYA BAŞLANAN TÜRK BORÇLAR KANUNU HÜKÜMLERİ

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) gerek hukuk düzeni gerekse günlük yaşantımız bakımından pek çok yeniliklere ve değişikliklere vesile olan 2020 itibariyle 8. yaşını doldurdu. Ardılı olduğu mevzuat ile karşılaştırıldığında pek çok yenilik getiren TBK’nın yürürlüğe girmesi ertelenen hükümleri de 1 Temmuz 2020 itibariyle yürürlüğe girerek bir kısım kira sözleşmeleri bakımından yeni bir dönemi başlatmış oldu. Bu yazıda kısaca 1 Temmuz 2020 itibariyle yürürlüğe giren TBK hükümleri ve bunların ilgili olduğu kira sözleşmelerine etkileri kısaca ele alınmıştır.

“1 TEMMUZ 2020 İTİBARİYLE İŞYERİ KİRA SÖZLEŞMELERİ BAKIMINDAN UYGULANMAYA BAŞLANAN TÜRK BORÇLAR KANUNU HÜKÜMLERİ” okumaya devam et

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ELEKTRONİK TEBLİGAT SİSTEMİ

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen elektronik tebligatlar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 456 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümlerine göre tebliği gereken belgelerin, e-tebligat sistemi ile mükelleflerin elektronik adreslerine tebliğ edilmesidir. Bu tebliğ fiziki ortamda yapılan tebligat ile aynı sonucu doğurmaktadır. Uygulama 1 Nisan 2016 tarihi itibariyle başlamıştır.

“GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ELEKTRONİK TEBLİGAT SİSTEMİ” okumaya devam et

COVID-19’A KARŞI ALINAN TEDBİRLERİN KİRA SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ

COVID-19 virüsünün Türkiye’deki etkisinin artışıyla beraber virüs sadece kişi ve toplum sağlığı üzerinde tehdit oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda ekonomik etkileri ile de endişeye sebep oluyor. Hükümet ve şirketler salgına karşı verilen mücadelede çeşitli önlemler aldı ve almaya da devam ediyorlar. 

“COVID-19’A KARŞI ALINAN TEDBİRLERİN KİRA SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ” okumaya devam et