6698 SAYILI KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU KAPSAMINDA VERİLEN İDARİ PARA CEZALARININ 01/01/2021 TARİHİ İTİBARİYLE GÜNCEL TUTARLARI

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) kapsamında verilebilecek idari para cezaları Kanun’un 18. maddesinde düzenlenmiştir. Bahse konu para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca; her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranına göre artırılmaktadır. 28 Kasım 2020 Tarihli ve 31318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 521 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2020 yılı yeniden değerleme oranı % 9,11 olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla Kanun kapsamında öngörülen idari para cezaları da bu oranda artırılmıştır.

“6698 SAYILI KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU KAPSAMINDA VERİLEN İDARİ PARA CEZALARININ 01/01/2021 TARİHİ İTİBARİYLE GÜNCEL TUTARLARI” okumaya devam et

2021 YILI ÇALIŞMA İZNİ OLMAKSIZIN ÇALIŞAN/ÇALIŞTIRILAN YABANCILAR İLE BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN İHLALİ HALİNDE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI

İHLALİN TÜRÜ2019 20202021
Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işverenlere her bir yabancı için8.821.TL 10.812.TL 11.796.TL
Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya3.527.TL4323.TL4716.TL
Çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya7.057.TL8.650.TL9.438.TL
Kanunda öngörülen bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız ve süresiz izinle çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için587.TL719.TL784.TL
Not1: 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17’nci maddesinin yedinci bendi uyarınca; idarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.

Not2: İlgili tabloya https://www.ailevecalisma.gov.tr/uigm/genel-bilgiler/idari-para-cezalari/ üzerinden ulaşılabilir.

Av. Sinem İLİKLİ

TARLAN- BAKSI AVUKATLIK BÜROSU


AV. AYLİN TARLAN- AV. DERYA BAKSI

BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE KISMİ DAVA

2011 yılında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) ile birlikte yeni bir dava türü olan belirsiz alacak davası Türk hukukundaki yerini almıştır. Yapılan bu düzenlemeyle belirsiz alacak davası ve kısmi dava türleri arasındaki ayrımın ise tam olarak belirlenemediği ve uygulamada sıkça bu iki dava türünün birbiri yerine kullanıldığı görülmektedir. Bu yazımızda iki dava türü arasındaki farklardan ve Yargıtay’ın belirsiz alacak davası üzerine yaklaşımından kısaca bahsedilmeye çalışılacaktır.

“BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE KISMİ DAVA” okumaya devam et

TÜRK HUKUKUNDA E-DURUŞMA UYGULAMASI

Dünya, içinde bulunduğumuz durum ve koşullar gereği; belki de hiçbir zaman olmadığı kadar hızlı bir şekilde dijital dönüşüm gerçeğiyle yüzleşmekte. Dijital dönüşüm kimi zaman gönüllü bir şekilde, kimi zamansa mecburi olarak karşı karşıya kaldığımız ve artık kimsenin önemini inkâr edemeyeceği bir olgu. Hal böyle iken bürokratik ve yargısal süreçlerin de dijital dönüşümden etkilenmemesi elbette mümkün değil. Ülkemizde Ulusal Yargı Ağı Bilgi Sistemi (UYAP) aracılığıyla çok önceden başlayan dijitalleşme süreci, küresel salgının da kazandırdığı ivme ile e-duruşma kavramını da gündemimize getirdi ve ülkemizde e-duruşma denemeleri başladı. Bu yazıda, e-duruşma ile ilgili mevzuat hükümlerine, uygulamanın ilgililer bakımından etkilerine ve uygulamanın geliştirilmesi ile ilgili birtakım önerilere yer verilmektedir.

“TÜRK HUKUKUNDA E-DURUŞMA UYGULAMASI” okumaya devam et

GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE YAYGIN KULLANIMINA İLİŞKİN BAZI TAVSİYE VE GÖRÜŞLER

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu; 2004 yılında yürürlüğe girmiş bir kanun olmasına rağmen; kamu kurum ve kuruluşları ile yapılan iş ve işlemlerde zorunlu tutulmadığı takdirde ilgililer elektronik imza kullanma eğiliminde olmamakta, hatta genellikle elektronik imzayı kullanmak zorunda oldukları sistemlerin bir parçası olarak düşünerek, başka amaçlarla kullanmayı aklına bile getirmemektedir. Oysa elektronik imza yaygın olarak kullanıldığı takdirde hem ilgililerin hem de birlikte iş veya işlem yaptıkları kişilerin hayatını kolaylaştırabilecek bir seçenektir.

“GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE YAYGIN KULLANIMINA İLİŞKİN BAZI TAVSİYE VE GÖRÜŞLER” okumaya devam et

İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişiklikler ile birlikte Sosyal Ağ Sağlayıcılarının yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler ortaya çıkmış oldu. Bu yazımızda kısaca yapılan değişikliklerin neler olduğuna değineceğiz.

“İNTERNET (SOSYAL MEDYA) YASASI’NDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEĞİŞİKLİKLER” okumaya devam et

TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK

Türk hukukunda arabuluculuk, ilk etapta ihtiyari olarak başvurulmak üzere 2012 yılında 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (HUAK) yürürlüğe girmesiyle uygulamaya koyulmuştur. HUAK ile ihtiyari olarak düzenlenen arabuluculuk yargıda iş yükünün azaltılmasının amaçlanması ve arabuluculuk pratiğinin gelişmesi ile birlikte farklı alanlarda zorunlu olarak düzenlenmeye başlanmıştır. Bir önceki yazılarımızda arabuluculuğun dava şartı olarak ticari uyuşmazlıklara ve iş uyuşmazlıklarına uygulanması üzerinde durulmuştur. (İlgili yazılar için bknz. Ticari Uyuşmalıklarda Zorunlu Arabuluculuk ve İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk) Bu yazımızda da tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk süreci ele alınacaktır.

“TÜKETİCİ UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK” okumaya devam et