ŞİRKETLERİN TASFİYE SÜRECİ

Tasfiye süreci, şirketin tüm aktiflerinin paraya çevrilip, alacaklarının tahsil edilerek,  şirketin tüm borçlarının ödenmesi, vergi ve amme alacağından sonra kalan tasfiye artığının da şirket hissedarlarına sermayeleri oranında ödenmesidir.

Şirket, esas sözleşmesinde belirtilen sürenin dolması ve faaliyete devam edilmemesiyle (TTK md. 529/1/a), işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesiyle (TTK md. 529/1/b), esas sözleşmesinde belirtilmiş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle (TTK md. 529/1/c), son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurulun, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermemesiyle (TTK md. 376/2) veya kanunlarda belirtilen diğer hallerin gerçekleşmesiyle (örneğin, yapısal değişiklikler) kendiliğinden sona erer. Ayrıca şirket, genel kurul kararıyla (TTK md. 529/1/d), kuruluşunda fesih davasıyla (TTK md. 353/1), organ eksikliği nedeniyle (TTK md. 530/1), kamu düzenine aykırı ya da muvazaalı işler nedeniyle bakanlığın açacağı fesih davasıyla (TTK md. 210/3) veya haklı nedenle fesih davasıyla (TTK md. 531) feshedilmesi sonucu sona erer.

Yukarıda açıklamış olduğumuz sebeplerden herhangi birisi oluştuğu takdirde şirketin feshi süreci tamamlanıncaya kadar şirket TASFİYE haline girmiş olur ve şirketin tüzel kişiliği devam eder. Bu süreç Ticaret Sicil Müdürlükleri’ne bildirilir ve şirketin unvanının başına “TASFİYE HALİNDE” ibaresi eklenir.

Tasfiye kural olarak yönetim kurulu tarafından gerçekleştirilir ancak genel kurul kararı ile tasfiye memurlarının yönetim kurulu dışındaki kişilerden oluşmasına karar verilebilir. Şirketin feshine mahkeme tarafından karar verilmiş ise tasfiye memurları mahkeme tarafından atanır. Tasfiye memurlarından en az 1’inin Türk vatandaşı olması gerekir. Atanma yöntemi ne olursa olsun, genel kurulun daima bu memurları azletme ve yerlerine yenilerini seçme yetkisi vardır; haklı nedenlere dayanarak mahkemece azil ve yerlerine atama yapılması da istenebilir. Tasfiye memurlarının genel kurulu toplantıya çağırma ve önemli olmayan miktarlardaki aktifleri satma yetkisi vardır.

İflas hali dışındaki tasfiye süreçlerinde yönetim kurulu tasfiye ilanını tescil ve en çok birer hafta ara ile 3 kere ilan ettirir. Bu ilanda, şirketin alacaklılarının son ilandan itibaren (üçüncü ilandan) 1 yıl içerisinde belgeleri ile birlikte başvurmaları gerektiği duyurulur.

Şirketin tasfiyesi aşamasında tasfiye memurlarının çok büyük sorumlulukları bulunmaktadır. Özellikle şirketin aktiflerinin paraya çevrilmesi aşaması ile amme alacağı ve borçların ödenmesi aşamasında titizlikle çalışılması gerekir. Şirketin tasfiyesi aşamasında alacaklıları ve şirket ortaklarının sonradan mağdur olmaması açısından bu sürecin profesyoneller tarafından yürütülmesi de önemli bir husustur.

ŞİRKETİN EK TASFİYESİ

Tasfiye sürecinin bitmesinden sonra, bazı şirket aktiflerinin tasfiyeye girmemiş olması, malvarlığının paylaşımı ve dağıtımı esnasında yasal zorunlulukların ihlal edilmesi ve organların sorumluluğuna ilişkin olarak dava açılacak olması gibi sebeplerden dolayı ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerekirse, bu ek işlemler bitene kadar şirket yeniden tescil edilmelidir (TTK md. 547). Ek tasfiye son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri ve alacaklılar tarafından şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden talep edilebilir. Eğer; yeniden tescil isteğinin korunmaya değer bir menfaate dayanması, yeniden tescilin amaca ulaşmada tek yol olması ve aktifin veya alacağın varlığının kanaat oluşturacak biçimde belgelendirilerek silme kararının iptalinin dava olunması şartları gerçekleşirse ek tasfiye istenebilir. Mahkeme talebin yerinde olduğuna karar verirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri gerçekleştirmeleri için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

ŞİRKETİN TASFİYESİNDEN DÖNME

Şirket, genel kurul kararı ya da esas sözleşmede öngörülen sürenin dolması sonucu sonlanmış ise, şirket malvarlığının pay sahiplerine dağıtımının başlanmamış olması koşuluyla, genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir (TTK md. 548). Devam kararı sermayenin en az %60’ını temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu ile alınabilir. Tasfiyeden dönme kararı da tescil ve ilan edilmelidir.

Özetle, tasfiye süreci şirketin faaliyetinin sona erdirilmesi kararından sona erdiği ana kadar geçen süredir. Burada şirketin malvarlığı, alacakları ve borçları kayıt altına alınarak süreç yönetilir. Sonradan ek tasfiye durumu ya da tasfiyeden dönülmesi seçenekleri de söz konusu olabilir. Konu ile ilgili detaylı bilgiyi bizlerle iletişime geçerek edinebilirsiniz.

                                                                    Stj. Av. Ozan PARLAK

TARLAN- BAKSI AVUKATLIK BÜROSU



AV. AYLİN TARLAN- AV. DERYA BAKSI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s