ARBITRATION PROCEDURES TO BE APPLIED TO DISPUTE RESOLUTIONS

Arbitration and arbitration provisions are regulated in the Code of Civil Procedure No. 6100 (“CCP”), the International Arbitration Law No. 4686 and the Arbitration Rules of the International Chamber of Commerce (“ICC”). In this article, we will try to outline the provisions and procedures that can be applied during the arbitration proceedings to resolve a dispute.

“ARBITRATION PROCEDURES TO BE APPLIED TO DISPUTE RESOLUTIONS” okumaya devam et

KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULU YENİ KARAR ÖZETLERİ

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (“Kurum”) web sitesinde 05.07.2021 tarihinde 10 adet yeni kurul karar özeti yayınlanmıştır. Bu kararlardan ilk beşinin özetini aşağıda bilgilerinize sunarız.

1) “Bir bilişim şirketinin veri ihlal bildirimi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 12/03/2020 tarih ve 2020/216 sayılı Karar Özeti: Veri sorumlusunun Kurum’a intikal eden veri ihlal bildiriminde özetle;

  • Veri sorumlusu Şirketin sistemlerine siber saldırı gerçekleştirilerek sistemlerinde yer alan verilerin elde edilmeye çalışıldığı,
  • Pilot adı verilen uygulamada debugging özelliğinin açık olduğu ve şirket için sistem geliştirmesi yapan geliştiricilerin bu özelliği kullanarak uygulamadaki hataları tespit ettiği ve iyileştirme gerçekleştirdiği,
  • İhlale konu siber saldırı ile Pilot uygulamasına internet üzerinden erişim sağlamaya çalışan kişilerin, uygulamaya daha önce giriş yapmış kişilere ait “PHPSESSID” değerini elde ettiği ve Pilot uygulamasına erişim sağladığı,
  • Sistemde saldırganlar tarafından erişilen verilerin neler olduğunun net bir şekilde tespit edilemediği ancak veri sorumlusunun sistemlerinde yer alan verilerin tümü dikkate alındığında sistemde 65.993 kişinin yer aldığı, bu kişilerin sadece teklif almış, üyelik oluşturmuş, herhangi bir şekilde hizmet almış, aktif olan ve olmayan kişileri içerdiği,
  • İlgili kişilere ilişkin sistemde yer alan kayıtların 1259 sözleşme, 701 alan adı başvuru dosyası (içerisinde imza sirküleri, vergi levhası ve kişi kimlik fotokopisi kayıtları) olduğu,
  • Sistemde elli bin kredi kartı bilgisi yer aldığı, ancak bu kredi kartı bilgilerinin büyük çoğunluğunun son kullanma tarihinin geçmiş olduğu ve kullanılamayacağı, sadece sekiz bin kartın aktif olduğunun tespit edildiği,
  • İhlalden etkilenen kişi kategorilerinin müşteriler ve potansiyel müşteriler olduğu,
  • Saldırganların hangi verilere eriştiklerinin tespit edilemediği, sistemde yer alan verilerin kimlik, iletişim, işlem güvenliği (kullanıcı adı ve parola bilgileri), ödeme Bilgileri (kredi kartı numarası) olduğu,
  • Ele geçirilen kredi kartı bilgilerinin 2018 tarihi öncesinde veri sorumlusu Şirkete aktarılan bilgiler olduğu, 2016 tarihi itibari ile ödeme hizmetlerinde iyileştirme çalışmaları kapsamında bir proje başlatıldığı, 2018 yılı itibariyle kredi kartı bilgilerinin yetkilendirilmiş ödeme hizmet sağlayıcıları üzerinden toplanmakta ve onlar tarafından saklanmakta olduğu,
  • Veri ihlalinden doğrudan etkilenen özel nitelikli bir veri bulunmadığı, ancak tüzel kişi müşterilerin imza sirkülerinin ekinde yer alan eski kimlik fotokopilerinde kan grubu ve din bilgisi hanelerinin bulunduğu ve bazı imza sirkülerinde kimlik fotokopisinin arka yüzünün de yer alabildiği dikkate alınarak; bazı müşteriler için saldırganların bu verilere de erişme ihtimali olabileceği,
  • Sistemde yer alan tüm kayıtların incelendiği ve sayımlarda 1.784 adet eski kimlik fotokopisinin arkalı önlü yüzünün bulunduğunun tespit edildiği,
  • İhlalden etkilenen tüm müşterilere e-posta gönderilerek bildirimde bulunulduğu, bir kısım müşterilere mümkün olduğunca telefonla da bilgilendirme gerçekleştirildiği ifadelerine yer verilmiştir.

Kurul tarafından verilen kararda özetle;

  • Saldırganlar tarafından erişilen verilerin neler olduğunun net bir şekilde tespit edilememesinin, veri sorumlusu tarafından sızma veya herhangi bir sorun olup olmadığının belirlenmesi hususunda kontrol ve uyarı mekanizmalarının etkin bir şekilde kullanılmadığının göstergesi olduğu, 
  • Veri sorumlusu tarafından hangi kişisel verilerin etkilendiğinin tespit edilemediği ancak sistemlerde 65.993 kişinin yer aldığı,
  • Veri sorumlusunun kredi kartı bilgilerinin büyük çoğunluğunun son kullanma tarihinin geçmiş olduğu ve kullanılamayacağı, sadece sekiz bin kartın aktif olduğu, 2018 yılı itibariyle kredi kartı bilgilerinin yetkilendirilmiş ödeme hizmet sağlayıcıları üzerinden toplandığı ve onlar tarafından saklandığı bu çerçevede veri sorumlusunun ödeme sistemini değiştirmiş olmasına rağmen sistemde bulunan kredi kartı bilgilerini imha etmeyerek 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunun’a (Kanun) aykırı hareket ettiği,
  • Şirket dışından erişim için güvenlik amacıyla VPN ile Şirket IP’sine bağlanıldığı ve kişilere özel kullanıcı adı ve VPN şifresi verildiği, saldırganların da sisteme SFTP ve VPN aracılığı ile bağlandığı, ihlalden sonra 29.01.2020 tarihinde yapılan ve veri sorumlusu tarafından Kurum’a gönderilen sızma testinde yüksek ve orta seviyede açıklıkların tespit edildiği göz önüne alındığında bu durumun veri sorumlusu tarafından gerekli teknik tedbirlerin alınmadığının göstergesi olduğu,
  • Veri sorumlusunun https://www.****.com.tr adresinde domain ve hosting hizmetlerinin satın alındığı ekranları incelendiğinde satın alma süreçlerinde kimlik ve iletişim bilgilerinin talep edildiği ancak herhangi bir aydınlatma metninin bulunmadığı göz önüne alındığında veri sorumlusunun Kanun kapsamında yükümlülüklerini yeterli seviyede yerine getirmediği sonucuna varıldığı,
  • Veri sorumlusu tarafından ihlal öncesi alınması gereken teknik tedbirlerin ihlal sonrası devreye alınmasının gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmadığının göstergesi olduğu değerlendirmelerinden hareketle, Kanun’un 18/1(b) maddesi uyarınca 450.000 TL idari para cezasının uygulanmasına,
  • Veri ihlalinin Kurula 72 saat içinde bildirildiği dikkate alındığında bu hususta yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

2) “Bir otoyol işletmesinin veri ihlal bildirimi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.06.2020 tarih ve 2021/464 sayılı Karar Özeti: Kurum’a intikal eden veri ihlal bildiriminde özetle;

  • İhlalin; çalışanların kendi rıza ve talepleri ile yazılı ve imzalı olarak veri sorumlusuna ilettikleri kişisel e-posta adreslerinin sisteme işlenmesinden sonra bordro programı üzerinden bu hesaplara gönderilen bordrolarda, gönderilen kişilerin başka çalışanlara ait bordroyu ve dolayısıyla başkasına ait ad, soyad, TC Kimlik No ve sicil numarası görüntülemesi şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin hatalı e-posta gönderimi sonucu meydana geldiği ve bu teknik hatanın da bordro sisteminde Türkçe dili için bir cihaz türü tanımlı olmaması nedeni ile programın bordro zarflarını anlık göndermek yerine öncelikle kuyruğa gönderip oradaki kayıtları sonrasında e-posta atmak yöntemini kullanması nedeniyle yaşandığı,
  • İhlalden etkilenen kişi ve kayıt sayısının 489 olduğu ifadelerine yer verilmiştir.

Kurul tarafından verilen kararda özetle;

  • Yapılan inceleme sürecinde, kurul kararına istinaden veri sorumlusundan neden kişisel e-posta yerine şirket e-postasına gönderim gerçekleştirilmediği ile ilgili bilgi istenmiştir. Veri sorumlusu buna cevaben, tüm çalışanlarına şirketimiz tarafından tanımlanmış bir e-posta hesabı bulunmadığı, şirket e-posta hesaplarına şirketin erişim olanağı bulunduğu da dikkate alınarak bu bildirimlerin çalışanlarımızın kişisel e-posta hesaplarına yapılmasının daha uygun olduğunu belirtmiştir. Bu durum, çalışanlara yanlışlıkla giden bordroların silinip silinmediğinin kişisel e-posta hesaplarından   kontrol imkânı bulunmadığından ihlalin, veri sorumlusunun belirttiği gibi sadece teknik aksaklık değil; söz konusu çalışanlara kurumsal e-posta hesabı açmayarak ve bu hesaplar üstünden bordro gönderimi yapmayarak ihlalin idari eksiklikten de kaynaklanmasına sebep olunduğu,
  • Kişisel Veri Güvenliği Rehberi’nin Kişisel Veri Güvenliğinin Takibi başlığında “…Çalışanların sistem ve servislerdeki güvenlik zaafiyetlerini ya da bunları kullanan tehditleri bildirmesi için resmi bir raporlama prosedürü oluşturulması gerekmektedir.” ifadesine ve Mevcut Risk ve Tehditlerin Belirlenmesi başlığında “Kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması için öncelikle veri sorumlusu tarafından işlenen tüm kişisel verilerin neler olduğunun, bu verilerin korunmasına ilişkin ortaya çıkabilecek risklerin gerçekleşme olasılığının ve gerçekleşmesi durumunda yol açacağı kayıpların doğru bir şekilde belirlenerek buna uygun tedbirlerin alınması gerekmektedir…” ifadesine göre ihlale konu olan riskin veri sorumlusu tarafından değerlendirilmediği,
  • Veri sorumlusu tarafından hazırlanan aydınlatma metninin ilgili kişileri yeterince bilgilendiren bir metin olmadığı ve kişilere herhangi bir başka seçenek bırakmadığının görüldüğü,
  • 31.05.2019 tarihli ve 2019/157 sayılı Kurul Kararında de belirtildiği üzere, kurumsal e-posta hizmetinin sunucularının yurt dışında olan veri sorumlularından/veri işleyenlerden temin edilmesi durumunda saklama hizmetlerinin de Kanun’a uygun olarak gerçekleştirilmesi gerektiği, veri sorumlusu tarafından Kurumsal e-posta hizmeti alınmadan çalışanların şahsi e-posta hesaplarının çalıştıkları işlerle ilgili e-posta gönderiminde kullanılmasının verilerin farklı ülkelerde saklanması durumunu ortaya çıkarabileceği ve veriler üzerinde kontrol kaybına neden olabileceği hususları dikkate alındığında, Kanun çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18/1(b) maddesi uyarınca 60.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

3) “Bir sigorta şirketinin acentesinde gerçekleşen veri ihlali hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 16.06.2020 tarih ve 2020/466 sayılı Karar Özeti: Kurum’a intikal eden veri ihlal bildiriminde özetle;

  • İhlalin veri sorumlusu Sigorta şirketinin bir acentesinde işletmelerine ait bilgisayar ekranına bir hacker tarafından erişim sağlanmasıyla gerçekleştiği, 
  • Acente tarafından kullanılan bilgisayarlarda yazışma ekranının açıldığı, yetkisiz kişinin bu ekran aracılığıyla iletişim kurup fidye istediği, saldırının bu şekilde tespit edildiği,
  • İhlalin 13.02.2020 tarihinde gerçekleştiği, 20.02.2020 tarihinde tespit edildiği ve 22.02.2020 tarihinde Kurum’a bildirildiği,
  • İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin kimlik ve finans verileri olduğu,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 172 olduğu,
  • Acente yetkilisinin ihlalin gerçekleşmesinden sonra kişisel verilerin korunması ile ilgili eğitim aldığı,

ifadelerine yer verilmiştir.

Kurul tarafından verilen kararda özetle;

  • Veri sorumlusu sigorta şirketinin, veri işleyen acenteye bilgisayar üzerinde veri işleyenin kendi aktivite ve kullanıcı kayıtlarının veri sorumlusu tarafından yönetilmediği ve sızma testlerinin yapılmadığı hususlarını belirtildiği, ayrıca; Acente Bilgi Güvenliği İlkeleri dokümanında; Acentelerin bilgi güvenliği politikasına uyumlu olmasını temin etmek için denetlemelerin yapılabileceği ve gerekirse periyodik olarak kurum dışı bağımsız kaynaklara test ve denetlemelerin yaptırıldığı ifadelerine de yer verilmiş olmasına rağmen veri işleyenin herhangi bir şekilde denetlenmemesinin, Kişisel Veri Güvenliği Rehberinin Veri İşleyenler ile İlişkilerin Yönetimi başlığı altında; “…veri sorumlularının, hizmet alırken söz konusu veri işleyenlerin kişisel veriler konusunda en az kendileri tarafından sağlanan güvenlik seviyesinin sağlandığından emin olmaları gerekmektedir. Zira Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği veri işleyenler de kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması konusunda veri sorumlusuyla müştereken sorumludur.” ifadelerine aykırılık teşkil ettiği, 
  • Veri sorumlusu tarafından; ilgili bilgisayar olaydan sonra formatlandığı için herhangi bir araştırmanın yapılamadığı, herhangi bir kişisel veriye erişilip erişilmediğinin tespit edilmediği, veri işleyenin ifadesine göre araç ruhsatı üzerinde bulunan kimlik bilgileri ile kredi kartı bilgileri kategorilerinin seçildiği belirtilmiş olup bu durumun Rehber’in  Kişisel Verilerin Yedeklenmesi başlığı altında; “…Kişisel verilerin herhangi bir sebeple zarar görmesi, yok olması, çalınması veya kaybolması gibi hallerde veri sorumlularının yedeklenen verileri kullanarak en kısa sürede faaliyete geçmesi…” ifadelerine aykırılık teşkil ettiği, 
  • Veri sorumlusu tarafından eğitim ve farkındalık çalışmalarının yapılmasının veri sorumlusu tarafından sağlanmadığı, 
  • Rehber’in Kişisel Veri Güvenliği Politikalarının ve Prosedürlerinin Belirlenmesi başlığı altında; “…hemen hemen her yazılım ve donanımın bir takım kurulum ve yapılandırma işlemlerine tabi tutulması gerektiği, ancak yaygın şekilde kullanılan bazı yazılımların özellikle eski sürümlerinin belgelenmiş güvenlik açıkları bulunmakta…” olduğunun belirtildiği, bahsi geçen işletim sisteminin hâlihazırda eski bir sürüm olduğu ve 14.01.2020 tarihinden itibaren güvenlik korumasıyla ilgili güncellemeleri desteklemediği hususlarının gerekli güvenlik önlemlerinin veri sorumlusu ve veri işleyen tarafından tam olarak alınmadığını gösterdiği, 
  • 27 Nisan 2020 tarihinde veri sorumlusunun acentelerin siber saldırılardan korunmalarına yönelik yapmış olduğu duyuruda; Tüm kullanıcı bilgisayarlarına anti-virüs yazılımlar yüklenmesi ve kullanıcılar anti-virüs yazılımlarını kapatmaması veya ayarlarını değiştirmemesinin gerektiği, 01.11.2019 tarihli ve veri sorumlusunun acentelerine 21.01.2020 tarihinde duyurulan Acente Bilgi Güvenliği İlkeleri dokümanında yer alan; tüm kullanıcı bilgisayarlarına anti-virüs yazılımlarının yüklendiği, acente kullanıcılarının anti-virüs yazılımlarını kapatamadığı veya ayarlarını değiştiremediği, ifadelerine aykırı olarak veri sorumlusu ve veri işleyen tarafından bahse konu güvenlik önlemlerinin yerine getirilmediği hatta veri sorumlusunun kendi hazırlamış olduğu dokümanların gereklerinin dahi sağlanmadığı 

hususları dikkate alındığında, Kanun çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan veri sorumlusu hakkında Kanun’un 18/1(b) maddesi uyarınca 172.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

  • Veri ihlalinden etkilenen 172 ilgili kişiden 95 kişiye veri ihlalinin bildirilmediği,
  • ihlalin tespit tarihi ile bildirim tarihleri arasında 1 ayı aşkın süre bulunduğu dikkate alındığında, Kanun’da belirtilen “en kısa sürede” (ilgili kişilere bildirim için) bildirimde bulunma yükümlülüğünün 24.01.2019 tarih 2019/10 sayılı Kararda yer verilen “ilgili kişinin iletişim adresine ulaşılabiliyorsa doğrudan, ulaşılamıyorsa veri sorumlusunun kendi web sitesi üzerinden yayımlanması gibi uygun yöntemlerle bildirim yapılması” şeklinde de yapılabileceği hususunun veri sorumlusuna hatırlatılmasına karar verilmiştir.

4) “Bir sigorta şirketinin veri ihlal bildirimi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 30.06.2020 tarih ve 2020/511 sayılı Karar Özeti: Kurum’a intikal eden veri ihlal bildiriminde özetle;

  • Sağlık sigortası müşterilerine yönelik eczane provizyon uygulamasının 2018 yılında değiştirilmesi esnasında, sürekli ilaç kullanım raporu olan 683 farklı müşterinin ilaç geçmişinin yeni sisteme aktarılması amacıyla toplu bir excel doyası oluşturulduğu,
  • Söz konusu dosyada yer alan bilgilerin provizyon uygulamasına kişi bazlı olarak girilir iken ilgili dosyanın aynı zamanda provizyon sistemine entegre olarak çalışan doküman yönetim sistemine excel dokümanı olarak sehven bütün halinde yüklendiği, 
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 683; kayıt sayısının 2413 olduğu ve kişi kategorilerinin müşteriler olduğu,
  • Etkilenen İhlalden etkilenen kişisel verilerin kimlik, müşteri işlem ve sağlık bilgileri olduğu,

İfadelerine yer verilmiştir.

Kurul kararında özetle;

  • 25.04.2019 tarihinden 07.12.2019 tarihine kadar açıklığın devam ettiği ve dosyaya erişim sağlayan kişi tarafından bilgilendirilinceye kadar veri sorumlusunun açıklığı tespit edemediği, Kişisel Veri Güvenliği Rehberi’nin Kişisel Veri Güvenliği Politikalarının ve Prosedürlerinin Belirlenmesi başlığı altında da belirtildiği üzere “…veri sorumlusunun hazırlanmış olan kişisel veri güvenliği politika ve prosedürleri kapsamında; uygulamanın düzenli olarak kontrollerini yapmak, yapılan kontrolleri belgelemek, geliştirilmesi gereken hususlar belirlemek ve gerekli güncellemeler yerine getirildikten sonra da düzenli olarak kontrollere devam etmek gibi yükümlülüklerini” yerine getirmediği, 
  • Ayrıca yine Kişisel Veri Güvenliği Rehberi’nin Kişisel Veri Güvenliğinin Takibi başlığı altında belirtilen “veri sorumlularının gizlilik ve bütünlüğü bozan ihlaller gibi istenmeyen olayların önüne geçilmesi adına veri sorumlusu tarafından düzenli olarak zaafiyet taramalarının yapılmadığının” göstergesi olduğu, Kişisel Veri İçeren Ortamların Güvenliğinin Sağlanması başlığı altında belirtilen “çalışanların sistem ağına erişim sağlaması da güvenlik ihlali riskini arttırdığından bunlar için yeterli güvenlik tedbirinin” alınmadığı,
  • Veri sorumlusunun ihlale sebep olan excel dosyalarının doküman yönetim sistemine yüklenmesini engelleyecek herhangi bir teknik ve idari tedbir almadığı, bu durumun Kişisel Veri Güvenliği Rehberi’nin Bilgi Teknolojileri Sistemleri Tedariği, Geliştirme ve Bakımı başlığı altında da ifade edildiği üzere “veri sorumlusu tarafından yeni sistemin geliştirilmesi veya mevcut sistemlerin iyileştirilmesi ile ilgili ihtiyaçlar belirlenirken güvenlik gereksinimlerinin göz önünde bulundurulmadığı, uygulama sistemlerinin girdilerinin doğru ve uygun olduğuna dair kontrollerin yeterli ve gerekli ölçüde yapılmadığı, doğru girilmiş bilginin işlem sırasında oluşan hata sonucunda veya kasıtlı olarak bozulup bozulmadığını kontrol etmek için uygulamalara kontrol mekanizmaları yerleştirilmediği ve belgelerin sisteme yüklenirken bir onay sürecinin işletilmediği”, 
  • İhlalden etkilenen kişisel verilerin içinde özel nitelikli kişisel veriler olarak sağlık bilgilerinin bulunduğu, “Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesinde Veri Sorumlularınca Alınması Gereken Yeterli Önlemler” ile Kurul’un 31/01/2018 Tarihli ve 2018/10 Sayılı Kararında da belirtildiği üzere “özel nitelikli kişisel verilerin işlendiği, muhafaza edildiği ve/veya erişildiği ortamlar, elektronik ortam ise verilerin kriptografik yöntemler kullanılarak muhafaza edilmesi ve kriptografik anahtarların güvenli ve farklı ortamlarda tutulması gerekirken veri sorumlusu tarafından diğer kişisel verilere göre çok daha sıkı şekilde korunmaları gerektiğinin” göz önünde bulundurulmadığı, 
  • İhlale konu olayda ilgili kişiler önemli bir zarara uğramamış olsa da öğrenilmesi halinde ilgili kişiler hakkında mağduriyete neden olabilecek nitelikteki verilerin ihlale konu olduğu bu yüzden de ihlalin potansiyel tehdit açısından ciddi bir risk taşıdığı,

dikkate alındığında, Kanun çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan veri sorumlusu hakkında Kanunun 18/1(b) maddesi uyarınca 100.000 TL idari para cezası uygulanmasına,

  • Veri ihlalinin, Kurum’a 72 saatlik süre koşulunun içerisinde bildirildiği ve ihlalden etkilenen 683 kişiye yeterli bildirimin yapıldığı, bildirim örneklerinin Kurum’a sunulduğu dikkate alındığında, Kanun uyarınca yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verilmiştir.

5) “Bir Bankanın veri ihlal bildirimi hakkında” Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29.09.2020 tarih ve 2020/744 sayılı Karar Özeti: Kurum’a intikal eden veri ihlal bildiriminde özetle;

  • Banka çalışanın veri sorumlusu nezdinde kullandığı e-posta adresine gelen ve ilgili adresten iletilen e-postalara ilişkin kayıtların incelenmesi neticesinde çalışanın 346 müşteriye ait bilgileri bir word dokümanına işlediği ve söz konusu dokümanı e-posta ile bir yatırım firmasında çalıştığını ve arkadaşı olduğunu iddia ettiği 3. kişiye gönderdiği,  
  • İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin kimlik, iletişim, müşteri işlem ve finans verileri olduğu,
  • Verileri paylaşılan müşterilerin ihlale sebebiyet veren çalışanın ilişkili olduğu şubenin müşterileri olmadığı, bu nedenle çalışanın verileri toplaması ve paylaşmasının mesnedinin bulunmadığı

ifadelerine yer verilmiştir.

Kurul kararında özetle;

  • İhlal ile ilgili olan personelin veri ihlalinin gerçekleşmesinden 1 seneyi aşkın süre önce 09.10.2018 tarihinde “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu” eğitimini tamamlamış olmasına rağmen, bahse konu eğitimden sonra bizzat ihlali gerçekleştirmiş olmasının eğitimin yeterliliği konusunda şüphe oluşturduğu,
  • Kişisel Veri Güvenliği Rehberi’nde “Mevcut Risk ve Tehditlerin Belirlenmesi” başlığı altında yer alan “Kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması için öncelikle veri sorumlusu tarafından işlenen tüm kişisel verilerin neler olduğunun, bu verilerin korunmasına ilişkin ortaya çıkabilecek risklerin gerçekleşme olasılığının ve gerçekleşmesi durumunda yol açacağı kayıpların doğru bir şekilde belirlenerek buna uygun tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu riskler belirlenirken; – Kişisel verilerin özel nitelikli kişisel veri olup olmadığı, – Mahiyeti gereği hangi derecede gizlilik seviyesi gerektirdiği, – Güvenlik ihlali halinde ilgili kişi bakımından ortaya çıkabilecek zararın niteliği ve niceliği dikkate alınmalıdır.” ifadeleri uyarınca yetkisiz olarak kişisel veri aktarımı önleme açısından veri sorumlusunun almış olduğu tedbirlerin yetersiz kaldığı,
  • Banka tarafından alınan idari ve teknik tedbirlere rağmen oluşan ihalin, Kurul’un 31/05/2018 tarih ve 2018/63 sayılı ilke kararında “…Bir veri sorumlusu nezdinde bulundukları pozisyon veya görev itibariyle kişisel verilere erişme yetkisi olanlar tarafından, yetkileri aşmak ve/veya yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle, kişisel amaçlara veya nedenlere bağlı olarak işleme amacı dışında söz konusu kişisel verilerin işlenmesi ve/veya bu verilerin üçüncü kişilerle paylaşılması Kanun’a aykırılık teşkil edeceğinden, bu kapsamdaki eylemlerin önlenmesi amacıyla veri sorumlularınca uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirin alınması gerektiği…” ifadelerine aykırı olduğu dikkate alındığında, Kanun çerçevesinde veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan veri sorumlusu hakkında Kanunun 18/1(b) maddesi uyarınca 225.000 TL, 
  • Veri ihlalinin öğrenilmesinden itibaren başlayan 72 saatlik süre içerisinde bildirim koşulunun sağlanmadığı dikkate alındığında, Kanun’da ifade edilen “en kısa sürede” (24.01.2019 tarih ve 2019/10 sayılı Kurul kararında belirtilen 72 saatlik süre içerisinde) bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle veri sorumlusu hakkında Kanunun 18 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca 50.000 TL olmak üzere toplam 275.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Yukarıda yer alan karar özetleri KVKK’nın web sitesinde yayınlanan kurul karar özetlerinin bir özeti şeklinde bilgi amaçlı paylaşılmış olup, kararlar hakkında detaylı bilgiye https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/7002/Kisisel-Verileri-Koruma-Kurulu-nun-Yeni-Yayinlanan-Karar-Ozetleri  adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Stj. Av. Sıla ATİLLA

TARLAN – BAKSI AVUKATLIK BÜROSU


AV. AYLİN TARLAN – AV. DERYA BAKSI

UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNDE UYGULANACAK TAHKİM PROSEDÜRLERİ

Tahkim ve tahkime ilişkin hükümler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”), 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve International Chamber of Commerce (“ICC”) tahkim kurallarında düzenlenmektedir. Bu yazımızda bir uyuşmazlığın çözümünde tahkim yargılaması sırasında uygulanabilecek hüküm ve prosedürlere ana hatlarıyla değinmeye çalışacağız.

“UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNDE UYGULANACAK TAHKİM PROSEDÜRLERİ” okumaya devam et

ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YETKİLENDİRME YÖNETMELİĞİ’NDE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

01 Mayıs 2021 tarihinde Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nde önemli bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu Yönetmelik’in amacı, elektronik haberleşme hizmet, şebeke ve altyapılarına ilişkin yetkilendirmeye yönelik usul ve esasları belirlemektir. Bu sebeple aşağıda yapılan önemli değişiklikleri bilgilerinize sunarız.

“ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YETKİLENDİRME YÖNETMELİĞİ’NDE ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER” okumaya devam et

HAMİLİNE YAZILI PAY SENETLERİ VE YENİ DÜZENLENEN İDARİ PARA CEZALARI

Bilindiği üzere 31.12.2020 tarih ve 31351 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun ile Türk Ticaret Kanunu’nun hamiline yazılı pay senetlerinin düzenleyen maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişiklikle birlikte anonim şirketlerde hamiline yazılı pay senetlerinin ve sahiplerinin Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirilmesi zorunlu kılınmıştır. Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirimin usul ve esaslarının belirlendiği Tebliğ ise 06.04.2021 tarihli ve 31446 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

“HAMİLİNE YAZILI PAY SENETLERİ VE YENİ DÜZENLENEN İDARİ PARA CEZALARI” okumaya devam et

ANONİM ŞİRKETLERİN GENEL KURUL TOPLANTILARININ USUL VE ESASLARI İLE BU TOPLANTILARDA BULUNACAK BAKANLIK TEMSİLCİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK’TE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

29.05.2021 tarih ve 31495 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yönetmelik ile Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’te düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre;

“ANONİM ŞİRKETLERİN GENEL KURUL TOPLANTILARININ USUL VE ESASLARI İLE BU TOPLANTILARDA BULUNACAK BAKANLIK TEMSİLCİLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK’TE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER” okumaya devam et